Vicdanın ve Hizmetin Gözüyle: Kuzeykent PTT Şubesinde Tebessüm Ettiren Bir Bürokrasi Deneyimi
Bizler mesleğimiz gereği; sokakta, adliyede, hastanede veya bir kamu dairesinde gözümüzü hep aksayan yönlere, bürokratik engellere ve vatandaşın yaşadığı mağduriyetlere dikmeye alışmışızdır. Kalemimiz çoğu zaman eleştirinin, çözülemeyen sorunların ve sistemin hantal çarkları arasında ezilen insanlar
Bizler mesleğimiz gereği; sokakta, adliyede, hastanede veya bir kamu dairesinde gözümüzü hep aksayan yönlere, bürokratik engellere ve vatandaşın yaşadığı mağduriyetlere dikmeye alışmışızdır. Kalemimiz çoğu zaman eleştirinin, çözülemeyen sorunların ve sistemin hantal çarkları arasında ezilen insanların sesi olmak için kağıda dokunur. Resmi daire kapılarından girerken zihnimizde beliren ilk düşünce de ne yazık meşakkatli süreçler ve soğuk yüzler olur. İşte bugün yine benzer duygularla PTT Kuzeykent Şubesi’nin yolunu tuttum. Sıraya girdiğimde önümde yaklaşık 5-6 kişi vardı. Kimsenin beni tanımadığı, unvanların ve mesleklerin kapıda kaldığı o sıradan vatandaşlık sırasındaydım. Kendimi tamamen bir gözlemci konumuna alıp, içeri giren vatandaşların hallerini ve çalışanların tutumlarını izlemeye başladım. Zira her kamu binasında olduğu gibi burada da bürokratik hantallıklarla karşılaşmayı ve belki de yine bir olumsuzluğu kaleme almayı bekliyordum. Fakat bu kez şaşkınlığımı gizleyemediğim, alışılagelmişin çok ötesinde bir tabloya şahitlik ettim. İçeride görev yapan iki güzel insan, iki örnek kamu çalışanı vardı: Biri posta işlemlerini yürüten bir hanımefendi, diğeri ise vezne işlemlerine bakan bir beyefendi... Ne bir serzeniş ne de işi yokuşa süren bir tavır... Aksine, vatandaşın işini zorlaştırmak için değil, tamamen kolaylaştırmak ve bir an önce çözüme kavuşturmak için adeta birbirleriyle yarışan bir gayret içerisindeydiler. Nezaketleri, güler yüzleri ve yapıcı yaklaşımlarıyla işlem yaptırmaya gelen her yaştan hemşehrimizin yükünü hafifletiyorlardı. Öyle ki, kamu kurumlarında görmeye pek alışık olmadığımız bu insani dokunuş ve işleyiş hızı karşısında takdir ve şükran hissetmemek imkansızdı. Her zaman eleştirecek değiliz ya; hakkı teslim etmek, iyiyi ve güzeli öne çıkarmak da gazetecilik etiğinin ve vicdanın gereğidir. Kuzeykent PTT Şubesi’nde görev yapan o iki çalışan, sadece işlerini yapmıyor; kamu hizmetine nezaket, anlayış ve insan sevgisi katıyorlar. Bürokrasinin soğuk yüzünü bir tebessümle ısıtan, vatandaşın işini zorlaştırmak yerine kolaylaştırmayı ilke edinen bu iki kıymetli mesai sahibine yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız; sizin gibi insan odaklı çalışanların sayısı arttıkça, toplum olarak geleceğe ve kamu kurumlarımıza olan güvenimiz daha da pekişecektir.
💬 Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Giriş Yap / Üye OlHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!