Çankırı'da yerin 150 metre altındaki tuz mağarasında terapi gören 25 yıllık astım hastası sağlığına kavuştu.

Çankırı’da yerin 150 metre altındaki tuz mağarasında terapi gören 25 yıllık astım hastası, şifa buldu. Daha önce evden bile çıkamadığını söyleyen hasta, artık sağlıklı bir şekilde yaşadığını söyledi.

Çankırı’da, Hititler döneminden beri tuz elde edilen ve "Yer Altı Tuz Şehri" diye adlandırılan mağarada tedavi gören astım ve Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) hastaları yeniden rahat nefes almanın mutluluğunu yaşıyor. Çankırı Valiliği koordinesinde başlatılan "Daha Güçlü Bir Nefes Projesi" kapsamında, yerin 150 metre altındaki tuz mağarasında terapi gören ve kentteki özel bir hastanede tedavi olan hastalar, yeniden nefes alabilmenin mutluluğunu yaşıyor. Tuz mağarasında düzenlenen çeşitli etkinliklerle hastaların tuzlu havaya maruz kalmasını sağlanarak alternatif bir tedavi imkanı sunuluyor. Bu tedavi Çankırı’ya gelen 60 yaşındaki Yasemin Şahin’in 25 yıldır mücadele ettiği astım hastalığının etkileri tuz terapisi sayesinde büyük ölçüde azaldı. Eskiden hastalığı sebebiyle evden dışarı çıkamayan Şahin, gördüğü tedavi sonrasında nefes alışının belirgin şekilde düzeldiğini ve artık tek başına rahatlıkla her yeri gezebildiğini ifade etti.

Hiç yürüyemeyen ben burada nefesimi dengeledim

Tuz tedavisi sayesinde rahat nefes aldığını ifade eden Yasemin Şahin, "25 yıldır oldukça ağır bir astım hastasıyım. İlaçlarla tedavi görüyordum, ancak bu süreçte koronavirüse yakalanıp 3 ay yoğun bakımda kaldım. Bu yoğun hastalık sürecinde hem yürüme yetimi hem de nefes alma becerimi kaybettim. Oldukça zorlu bir zamandan geçtim. Hastaneden eve döndükten sonra bir sene boyunca yatalak kaldım. Oksijen seviyem hiçbir şekilde 80’in üzerine çıkmıyordu. Bir sene boyunca evde tedavi gördüm ama pek faydası olmadı. Daha sonra burayı duydum. Bir sene önce ilk geldiğimizde nasıl bir sonuç alacağım konusunda çok endişeliydim ama şu an çok memnunum. İlk seansta bile büyük faydasını gördüm. Hiç yürüyemeyen ben, burada, tuzun o inanılmaz etkisiyle hem nefesimi dengeledim hem oksijen seviyemi yükselttim hem de yürüme kapasitesini geri kazandım. İnanılmaz rahatladım ve geceleri çok rahat uyumaya başladım" dedi.

Hastalarımızda yüzde 70 oranında iyileşme görülüyor

Terapi ve tedaviler sayesinde hastalarda yaklaşık yüzde 70 oranlarında iyileşme görüldüğünü söyleyen Dr. Tuba Öztürk Haliloğlu ise, "Haloterapi dediğimiz tuz tedavisinin iki ayağı bulunuyor. Biri mağarada uyguladığımız speleoterapi, diğeri ise tuz odasında uyguladığımız haloterapi. Buradaki amacımız KOAH ve astım gibi alt solunum yollarını veya kronik sinüzit gibi üst solunum yollarını tutan hastalıklarda sekresyonu azaltmak, solunumu kolaylaştırmak, hastanın efor kapasitesini artırmak ve günlük yaşamını kolaylaştırmaktır. Hastalarımıza solunum terapistimizle birlikte hem egzersiz öğretiyor hem de burada tuz uygulamaları yapıyoruz. Hastalarımız tuz odasında ortalama 20-30 dakikalık seanslar alıyor. Tuz mağarasında ise hastanın durumuna göre 4 ila 5 saat süren solunum terapileri uyguluyoruz. Yasemin Hanım’ın bize üçüncü gelişi. İlk geldiğinde akciğerlerinde yoğun balgam ve sıkışıklık vardı. Bunlarda ciddi bir rahatlama gözlemledik" diye konuştu.