Malatya İnönü Üniversitesi akademik yıl açılışında konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye projesinin detaylarını ve bölgesel etkilerini açıkladı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Malatya İnönü Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni ile yapımı tamamlanan merkez derslik binasının açılış programına katıldı.

Üniversitenin 51 yıllık köklü geçmişi ve 32 bini aşkın öğrencisiyle Türkiye'nin önemli yükseköğretim merkezlerinden biri haline geldiğini vurgulayan Kurtulmuş, 6 Şubat depremlerinin ardından kentin yeniden imarı noktasında devasa adımlar atıldığını belirtti. Bölgede 100-150 bin nüfuslu yeni modern yerleşim alanlarının yükseldiğini ifade etti.

"Terörsüz Türkiye Cumhuriyetin İkinci Asrının En Büyük Projesidir"

Konuşmasının ana eksenini güvenlik politikalarına ve bölgesel huzur hamlelerine ayıran Kurtulmuş, terörle mücadele sürecinde Türkiye'nin uğradığı maddi kayba dikkat çekti. Geçmişten bugüne yaşanan ekonomik kayıpların 2,3 trilyon doları aştığını hatırlatan Kurtulmuş, kamu maliyesi ve yatırım fonu yönetimi açısından bu kaynağın önemine değindi.

Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye vizyonunun altı temel sacayağı üzerine kurulu yerli ve milli bir model olduğunu dile getirdi. Meclis çatısı altında kabul edilen yasal düzenlemelerin stratejik önemini ifade ederek şu detayları paylaştı:

  • Süreç tamamen yerli tecrübe ve milli dayanışma ilkesiyle yürütülmektedir.
  • Herhangi bir dış aktör veya üçüncü göz süreçte yer almamaktadır.
  • Şeffaflık esasıyla TBMM bünyesindeki komisyonlar aktif rol oynamaktadır.
  • 10 Ağustos 2026'da kabul edilen kanun tasarısına 467 milletvekili destek vermiştir.

Bölgesel Güvenlik Ve Küresel Gelişmeler

Orta Doğu ve etrafımızdaki coğrafyada yaşanan askeri gerilimler ile savunma sanayi projeleri bağlamında değerlendirmeler yapan Kurtulmuş, bölge ülkelerinin toprak bütünlüğünün önemine işaret etti. Bölge halklarını yapay sınırlarla bölmeye çalışan geçmiş planlara değinen TBMM Başkanı, devlet aklı ile millet vicdanının buluşması sayesinde iç huzurun kalıcı hale geleceğini belirtti.