Şirketler yılın son çeyreğinde açık alacaklarını ve tahsilat takvimlerini gözden geçirirken, uzmanlar nakit akışı yönetimi için alternatif kanallara dikkat çekiyor.

Şirketler, yılın son çeyreğine girerken yıl içinde oluşan açık alacaklarını, cari hesaplarını ve tahsilat takvimlerini gözden geçirmeye başladı. Yeni dönem bütçe ve nakit akışı planlarını hazırlayan firmalar için satışın gerçekleşmesi tek başına yeterli olmazken, bu satışın ne zaman tahsilata dönüşeceği finansal planlamada belirleyici bir rol oynamaya devam ediyor.

Alacak yönetiminin bilançolardaki ağırlığı arttı

TCMB ve TÜİK iş birliğiyle hazırlanan Sektör Bilançoları 2026 çalışmasında yer alan 2023-2025 yıllarına ait veriler de alacak yönetiminin şirket bilançolarındaki ağırlığına işaret ediyor. Yapılan hesaplamalara göre, kısa vadeli alacakların toplam aktifler içindeki payı söz konusu dönemde 3,5 puan artarak yüzde 20,5 seviyesine ulaştı. Bu görünüm, şirketlerin satış performansının yanı sıra alacaklarını hangi vadede tahsil edebildiğinin de yıl sonu finansal tabloların durumu açısından kritik bir başlık olduğunu ortaya koyuyor.

Tahsilat zamanlaması finansal planlamanın temel parçası

Yıl sonuna yaklaşırken açık alacakların yönetiminin şirketlerin yeni döneme hazırlığında öne çıktığını belirten Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Yıl sonu, şirketlerin gerçekleşen satışlarıyla birlikte bu satışlardan doğan alacakların ne kadarının nakde dönüştüğünü de değerlendirdiği bir dönemdir. Açık alacakların yeni döneme taşınması, yıl sonu finansal tabloların yönetimine ek olarak bütçe ve nakit akışı planlamasında dikkate alınması gereken önemli bir unsurdur. Bu nedenle finans ekiplerinin tahsilat takvimlerini görünür biçimde yönetebilmesi, farklı tahsilat kanallarını değerlendirmesi ve önümüzdeki dönemin nakit planını buna göre oluşturması önem kazanmaktadır."

Vadelerin yeni yıla sarkması nakit akışını etkiliyor

Vadeli çalışan firmalarda tahsilat sürelerinin sektöre ve ticari koşullara göre bir yıla kadar uzayabildiğini, 60 ve 90 günlük vadelerin artık neredeyse peşin olarak anıldığını dile getiren Ekemen Fidan, bu durumun özellikle yılın son aylarında yapılan satışlardan doğan alacakların takip eden yıla sarkmasına neden olabildiğini ifade etti.

Sanal POS çözümleri tahsilatı hızlandırıyor

Firmaların çalışma modellerine göre tahsilat sürelerinin uzayabildiğini belirten Ekemen Fidan, sanal POS kullanımının avantajlarına ilişkin şunları kaydetti: "Octet Sanal POS kullanan şirketler, bankalarla ayrı ayrı anlaşma yapmadan kredi kartıyla tahsilat yapabilmekte ve alıcılarına kartın sunduğu koşullar çerçevesinde tek çekim veya taksitli ödeme seçenekleri sunabilmektedir. Alıcının kredi kartıyla yaptığı ödeme, şirketimiz tarafından ertesi iş günü satıcının banka hesabına aktarılmaktadır. Yıl sonu cari hesap mutabakatı döneminde şirketler, müşterilerine SMS veya e-posta üzerinden tahsilat linki gönderebilmekte; bayi ağlarındaki borç ve tahsilat süreçlerini de merkezi olarak takip edebilmektedir. Böylece henüz vadesi gelmemiş veya tahsilatı yeni yıla sarkan bir alacak, tarafların tercihine bağlı olarak yıl bitmeden nakde dönüşebilmektedir."