Türkiye'nin 23'üncü Başbakanı Necmettin Erbakan, Ankara'da düzenlenen anlamlı bir programla doğumunun 100'üncü yılında dualarla ve hatıralarla yad edildi.

Ankara’da Milli Gençlik Derneği (MGD) tarafından, Türkiye’nin 23’üncü Başbakanı Necmettin Erbakan’ın doğumunun 100’üncü yılı dolayısıyla kapsamlı bir anma programı düzenlendi.

MGD tarafından Ankara’daki bir konferans salonunda gerçekleştirilen etkinlik, Necmettin Erbakan’ın ruhuna okunan Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Programın devamında, Erbakan’ın siyasi mücadelesini ve yaşamını anlatan özel bir kısa film davetlilere izletildi.

Ahmet Özvatan'dan Erbakan Değerlendirmesi

Programda bir açılış konuşması gerçekleştiren Milli Gençlik Derneği Genel Başkanı Ahmet Özvatan, Erbakan'ın fikir dünyasına ve hayat felsefesine dikkat çekti. Özvatan konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Erbakan hocamız bizlere İslamsız saadet olmaz gerçeğini öğretti. Dünyada ve ahirette mutlu, mesut ve saadet içinde olmak istiyorsanız huzurun yolu İslam’dadır gerçeğini öğretti. İslam’a tabi olmazsanız, İslam’ın ipine sarılmazsanız, İslam’ın emirlerine ram olmazsanız dünyada ve ahirette huzur ve mutlu olamazsınız gerçeğini bizlere öğretti. Sadece öğretti mi, hayır. Bunu bizzat fiili hayatında yaşayarak gösterdi."

Erbakan’ın ibadete olan düşkünlüğünü anlatan bir anısını da paylaşan Özvatan, seçim çalışmaları sırasında yaşanan bir kazayı şu sözlerle aktardı: "Hepimizin bildiği bir kıssa. Bir seçim çalışmaları esnasında arabanın kapısına sıkışan parmağı kopup bir kısmı yere düşüyor. Hepimiz gözlerimizi bir beş saniye kapatıp tahayyül edelim. Parmağımızın ucu kapıya sıkışmadı veya tırnağımız kopmadı. Parmağımızın yarısı koptu ve yere düştü. Etraftan hemen iki bez getirildi. Birisiyle yere düşen parmak alındı, diğer bez parmağımıza kapatıldı. Ve bu şekilde hızlı bir şekilde araca binildi ve o dönemde cep telefonu olmadığından araç telefonlarıyla en yakın hastaneler aranıyor. Doku kaybı olmadan bu parmağı nasıl dikebiliriz? Nasıl bu parmağı Erbakan hocamıza zarar vermeden tekrar parmağını dikip sağlığına kavuşturabiliriz diye o hızla araba sürerken, Erbakan hocamızın önünde, şoför beyin yanında oturan beyefendinin omzuna vurarak, ’Evladım, ikindi namazının vakti çıkıyor. Namazımızı kılalım ondan sonra yolumuza devam ederiz’ diyecek kadar bireysel ibadetlerine düşkün bir Erbakan’dan bahsediyoruz."