Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Özden, memede fark edilen olağandışı değişikliklerin ihmal edilmemesi ve erken tanının önemi hakkında uyarılarda bulundu.

Memede ele gelen her kitlenin kanser anlamına gelmediğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Özden, buna rağmen meme ve koltuk altında fark edilen olağandışı değişikliklerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri, erken dönemde tespit edildiğinde tedavi başarısının önemli ölçüde artabildiği hastalıklar arasında yer alıyor.

Ağrısız Kitlelere Dikkat Edilmeli

Meme kanserinin, süt bezlerini veya süt kanallarını döşeyen hücrelerin anormal şekilde büyümesi ve kontrol dışı çoğalması sonucunda geliştiğini ifade eden Doç. Dr. Hüseyin Özden, "Meme kanserinde en sık karşılaşılan bulgu memede ağrısız bir kitlenin fark edilmesidir. Bunun yanında ağrılı kitle, meme başından akıntı, meme başında çekilme, ciltte kalınlaşma veya renk değişikliği, şişlik ve portakal kabuğu görünümü gibi belirtiler de görülebilir. Ancak bu bulguların her biri farklı nedenlerden kaynaklanabileceği için kesin bir değerlendirme yapılmadan kanser tanısı düşünülmemelidir. Önemli olan, normalden farklı bir değişiklik fark edildiğinde bunu ertelememektir" dedi.

Bursa'da Meme Kanseri Farkındalık Etkinliği Düzenlendi
Sonuç / ÇözümBursa'da Meme Kanseri Farkındalık Etkinliği Düzenlendi

İki Haftadan Uzun Süren Sertlikler İncelenmeli

Meme veya koltuk altında fark edilen sertliğin uzun süre devam etmesinin değerlendirilmesi gereken durumlardan biri olduğunu belirten Özden, "Kadınların kendi bedenlerini tanımaları ve memelerinde meydana gelen değişiklikleri fark edebilmeleri son derece önemli. Özellikle daha önce olmayan bir değişikliğin ortaya çıkması durumunda, bunun kendiliğinden geçmesini beklemek yerine bir hekime başvurulması tanı sürecinin doğru şekilde yürütülmesini sağlar" ifadelerini kullandı.

Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Meme kanserinin tanı sürecinde hekim değerlendirmesinin yanı sıra ultrasonografi, mamografi, MR mamografi, renkli Doppler ve biyopsi gibi farklı görüntüleme yöntemlerinden yararlanıldığını belirten Özden, tedavinin ise tümörün boyutu, sayısı ve yayılım gibi faktörler göz önünde bulundurularak multidisipliner bir yaklaşımla planlandığını sözlerine ekledi.