Mardin'de İş Yurtları Fuarı kapılarını açtı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan ile Adalet Bakanı Akın Gürlek, Mardin'de İş Yurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı açılışına katıldı.
Mardin'de 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkındaki programa Bakanlar Gürlek ile Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, AK Parti Mardin Milletvekili Muhammed Adak, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman, Bakan yardımcıları, adliye personeli ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, İş Yurtları, Ürün ve El Sanatları Fuarının emeğin insan hayatındaki dönüştürücü gücünün meslek edinmenin ve yeniden başlamanın ne kadar kıymetli olduğunun somut bir göstergesi olduğunu söyledi. İnsanın hayatında hatalar, yanlış tercihler ve bazen telafisi güç hadiseler yaşayabileceğini kaydeden Bakan Işıkhan, ’’Ancak önemli olan insanın geçmişindeki hatalarına mahkum edilmemesi, yeniden ayağa kalkabilmesi ve topluma faydalı birey olarak hayatına devam edebilmesidir. Adalet toplumun huzurunu ve güvenliğini teminat altına alırken insana yeniden bir gelecek kurma fırsatı da sunar. İşte bugün burada sergilenen her bir ürünün ardında bu anlayışın somut bir karşılığı bulunmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak bizler de insanımızın meslek edinmesini becerilerini geliştirmesini ve üretken bir hayatın içerisinde yer almasını son derece kıymetli buluyoruz. Bu anlayışa Adalet Bakanlığımızla kıymetli bir işbirliği yürütüyoruz. Geçtiğimiz yıl Bakanlıklarımız arasında imzaladığımız protokolle hükümlülerin, yükümlülerin ve eski hükümlülerin istihdam imkanlarını geliştirmeyi ve çalışma hayatına katılımlarını kolaylaştırmayı hedeflemekteyiz. Ceza ve infaz kurumlarında kazanılan bir mesleğin tahliye sonrası yeni bir hayatın kapısı olmasını da destekliyoruz. İş-Kur aracılığıyla yürüttüğümüz çalışmalarda da eski hükümlü vatandaşlarımızın istihdama katılmalarına destek oluyoruz. Nitekim bu sene kendi işini kurmak isteyen eski hükümlü vatandaşlarımıza sağladığımız hibe desteğinin üst limitini bu yıl 550 bin liraya yükselttik’’ dedi.
Mardin'in tarihi boyunca emeğin, ustalığın ve zanaatkarlığın hayat bulduğu bir merkez halinde olduğunu anlatan Bakan Işıkhan, şöyle devam etti: ’’Bu şehrin taşına işleyen her nakışta, telkarisinde, bakırcılığında ve dokumacılığında bu yüz yılların birikimi, alın teri ve sabrı vardır. Bugün burada sergilenen eserler de aynı emeği aynı sabrı ve aynı üretim gayesini sürdürmekteyiz. Bu topraklarda taşın sanata dönüştüğü gibi emeğin de insan hayatına dönüştürüldüğüne inanıyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ülkemizin her alanda gelişmesi ve insanı merkeze alan kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla büyük bir çaba sarf ediyoruz. Bizler inanıyoruz ki güçlü bir Türkiye, adaletiyle, toplumsal dayanışmasıyla, üretim gücüyle ve her bir vatandaşına sunduğu fırsatlarla yükselecektir. Bu anlayışla milletimize hizmet etmeye ve ülkemizi Türkiye yüzyılı hedeflerine taşımaya devam edeceğiz. Ayrıca bu fuarın da Mardin'de organize edilmesinden dolayı da büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Emek vererek, öğrenerek, üreterek bu eserleri ortaya çıkaran tüm kardeşlerimi gönülden kutluyorum.’’
Adalet Bakanı Akın Gürlek de, İş Yurtları Ürün ve El Sanatları Fuarında, ülkenin dört bir yanındaki ceza infaz kurumlarının iş yurdu atölyelerinde ortaya çıkan emeği, üretimi ve mesleki birikimi Mardinli vatandaşlara buluşturduklarını söyledi. Bakan Gürlek, şöyle dedi: ’’Bu güzel fuarda sergilenen her ürünün arkasında bir eğitim, bir meslek edinme süreci, çalışma disiplini ve büyük bir teşkilat emeği bulunuyor. Ortaya çıkan eserleri gördükçe çalışma arkadaşlarımla bir kez daha gurur duyuyorum. Üretim merkezlerinden tedarik zincirlerine, tasarım ve Ar-Ge çalışmalarından üretim atölyelerine kadar bu sürecin her aşaması, değerli bir ortak aklın ve emeğin eseridir. Burada gördüğümüz ürünlerin kıymetini, onları ortaya çıkaran bu büyük çalışmayla birlikte değerlendirmek gerekir. Çünkü bu atölyelerde yalnızca üretim yapılmıyor, insanların tahliye sonrasında hayatlarını yeniden kurabilmeleri için bilgi, beceri ve tecrübe kazanmaları da sağlanıyor. Adalet Bakanlığı olarak ceza infaz sürecine yalnızca cezanın yerine getirildiği bir dönem olarak bakmıyoruz. Hukuk devletinin görevi, verilen hükmü eksiksiz biçimde infaz etmek kadar, kişinin yeniden topluma dönüşüne hazırlanmasını da sağlamaktır. Ceza infaz kurumlarında bulunan insanların yeniden ailelerine, çalışma hayatına ve toplumun içine dönecekleri gerçeğini göz önünde bulundurarak hareket ediyoruz. Dolayısıyla mesele yalnızca kişinin cezasını tamamlaması değildir. Asıl meselelerden biri de tahliye olduğunda hayatını yeniden kurabilmesine imkân sağlayacak bilgiye, mesleğe, iş tecrübesine ve çalışma disiplinine sahip olabilmesidir. Böylesine zorlu bir süreçten müspet sonuçlar elde edilmesini sağlayan çalışmalar, ekonomimize ve nitelikli iş gücümüze katkı sunarken geleceğe yönelik umutları da güçlendirmektedir. İş Yurtları Kurumumuzun temel amacı da budur, hükümlü ve tutuklularımızın meslek sahibi olmalarını sağlamak, mevcut mesleki becerilerini geliştirmek, üretim süreçlerine katılarak sorumluluk ve iş tecrübesi kazanmalarına imkan vermek, tahliye sonrasında nitelikli bir işe girebilmelerini veya kendi işlerini kurabilmelerini kolaylaştırmak ve toplumsal hayata yeniden uyumlarını desteklemek. Bu konuda yapılan araştırmalar da iş yurtlarında yürütülen çalışmaların, hükümlülerin topluma yeniden kazandırılmasına, nitelikli iş gücüne katılmalarına, ekonomik ve sosyal hayata uyum sağlamalarına katkısını ortaya koymaktadır. Bu anlayışın bugün ulaştığı kapasiteyi sizlerle paylaşmak istiyorum. İş Yurtları Kurumumuz bünyesinde 379 İş Yurdu Müdürlüğü, 200'ü aşkın iş ve meslek kolunda faaliyet göstermektedir. Mobilyadan tekstile, metal işlerinden gıdaya, tarım ve hayvancılıktan elektrik-elektroniğe, inşaat ve onarımdan el sanatlarına kadar çok geniş bir alanda eğitim ve üretim gerçekleştirilmektedir. Bu büyük yapının yürütülmesinde 12 bin 635 personelimiz görev yapmaktadır. 2025 yılı içerisinde 77 binden fazla hükümlü ve tutuklu, çalışma ve işbaşı mesleki eğitim süreçlerine katılmıştır. Böylece bu süreçlere katılım, 2024 yılına göre yaklaşık yüzde 32,6 oranında artmıştır. 2026 yılında da bu çalışmalarımızı sürdürdük. 30 Ekim 2026 tarihi itibarıyla, yıl içerisinde faaliyetlerimizde yer alan hükümlü ve tutuklu sayısı yaklaşık 82 bine ulaşmıştır. Halen bu faaliyetlerin içerisinde yer alan hükümlü ve tutuklu sayısı ise 32 binin üzerindedir. Ancak bizim için bu rakamlar kadar önemli olan, insanların ceza infaz kurumlarından hangi bilgi ve becerileri kazanarak ayrıldıklarıdır. Bu nedenle üretim faaliyetlerini mesleki eğitimle desteklemeye özel bir önem veriyoruz. Ceza infaz kurumlarımızdaki Mesleki Eğitim Merkezi sayısını son altı ay içerisinde 67'den 73'e çıkardık. Ekim 2026 sonu itibarıyla bin 306 hükümlü öğrencimiz bu merkezlerde eğitimlerine devam etmektedir. Eğitimlerin sonunda kalfalık, ustalık ve usta öğreticilik belgeleri ile meslek lisesi diplomaları verilmektedir. Bugüne kadar bu kapsamda 25 bin 812 mesleki belge düzenlenmiştir. Ceza infaz kurumuna bir mesleği olmadan giren bir insanın, tahliye olduğunda elinde geçerli bir meslek belgesiyle çıkabilmesi son derece kıymetlidir. Ancak bu belgenin çalışma hayatında karşılık bulması da en az onun kadar önemlidir. Amacımız, kişinin bir işyerinde çalışabilmesi, kendi işini kurabilmesi ve ailesinin geçimine kendi emeğiyle katkı sağlayabilmesidir. Bu noktada yalnızca kurumlarımızın kendi imkanlarıyla yetinmiyor kamu kurumlarımızla ve özel sektörümüzle güçlü mesleki iş birlikleri yürütüyoruz.’’
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!