Kızılcahamam’da 40 yıllık pirinç hasreti bitti

Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde Kızılcahamam Pirinci, yaklaşık 40 yıl aradan sonra yeniden yetiştirilmeye başlandı. Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde yaklaşık 40 yıl aradan sonra yeniden yetiştirilmeye başlanan Kızılcahamam Pirinci, düzenlenen tanıtım programıyla vatandaşlarla buluşturuldu.
Kızılcahamam Belediyesi tarafından başlatılan çalışmalarla, geçmişte ilçenin önemli tarımsal değerlerinden biri olan pirinç üretimi yeniden canlandırıldı. Çeltikçi Mahallesi’nde gerçekleştirilen ekim çalışmalarıyla yıllar sonra yeniden toprakla buluşan pirinç, üreticilerin yüzünü güldürdü. İlk olarak 2025 yılında 10 dekarlık alanda başlatılan üretim, 2026 yılında 50 dekara çıkarılarak beş katına ulaştırıldı. Modern sulama yöntemlerinin de kullanıldığı üretim çalışmalarında, bölgenin tarımsal potansiyelinin değerlendirilmesi hedefleniyor.
40 yıl aradan sonra yeniden üretimine başlanan Kızılcahamam Pirinci için 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda tanıtım programı düzenlendi. Programa Ankara Milletvekili Osman Gökçek, Kızılcahamam Belediye Başkanı Süleyman Acar, ilçe protokolü, mahalle muhtarları, üreticiler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programda, Kızılcahamam’ın bereketli topraklarında yetiştirilen pirinçten hazırlanan pilav vatandaşlara ikram edildi.
Kızılcahamam Belediye Başkanı Süleyman Acar, 40 yıl aradan sonra yeniden başlayan pirinç üretiminin yalnızca tarımsal bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda ilçenin geçmişiyle geleceği arasında kurulan güçlü bir bağ olduğunu vurguladı. Başkan Acar, tanıtım programına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Bugün Kızılcahamam’ımız adına tarihi bir mutluluk yaşıyoruz. Yaklaşık 40 yıl önce bu topraklarda yetişen, zamanla üretimi unutulan pirincimizi yeniden ata topraklarıyla buluşturduk. Bizim için bu çalışma sadece pirinç yetiştirmek değil; geçmişimizin bir değerini yeniden yaşatmak, çiftçimize yeni bir kazanç kapısı açmak ve toprağımızın bereketini geleceğe taşımaktır. 40 yıl sonra yeniden yeşeren bu tarlalarda çiftçimizin alın teri, hemşehrilerimizin umudu ve Kızılcahamam’ımızın geleceği var. İstiyoruz ki Kızılcahamam denildiğinde yalnızca kaplıcalarımız, ormanlarımız ve doğal güzelliklerimiz değil, bereketli topraklarımızda yetişen ürünlerimiz de akla gelsin. Üretmeyen toprağımız, emeğinin karşılığını alamayan çiftçimiz kalmasın istiyoruz."
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!