Gaziantep'te göğüs kafesi açılmadan, minimal invaziv yöntemle gerçekleştirilen kapalı bypass operasyonu hastaya hayat verdi.

Gaziantep Özel Anka Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonda, açık kalp ameliyatından çekinen kalp hastası Muhittin Altunbaş, minimal invaziv (kapalı) yöntemle sağlığına kavuştu. Yaklaşık 5 santimetrelik küçük bir kesiyle iki damarına bypass yapılan Altunbaş, kısa sürede normal yaşamına döndü.

Yürüyüş ve merdiven çıkma sırasında yaşadığı nefes darlığı şikayetleriyle sağlık turizmi sürecine adım atan Muhittin Altunbaş, dış merkezde yapılan anjiyografi sonucunda damarlarının açılamayacağını ve klasik açık kalp ameliyatı olması gerektiğini öğrendi. Açık ameliyatın getirdiği uzun iyileşme sürecinden endişe duyan Altunbaş, alternatif tedavi arayışları kapsamında Gaziantep Özel Anka Hastanesi’ne başvurdu.

Minimal İnvaziv Yöntemle Konforlu Çözüm

Hastanede gerçekleştirilen ayrıntılı tetkikler ve klinik değerlendirmeler neticesinde, Muhittin Altunbaş’ın kapalı yöntem olarak bilinen minimal invaziv cerrahi için uygun bir aday olduğu belirlendi.

Göğüs Kafesi Kesilmeden Kapalı Bypass Operasyonu
Sonuç / ÇözümGöğüs Kafesi Kesilmeden Kapalı Bypass Operasyonu

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökaslan tarafından gerçekleştirilen operasyonda, hastanın göğüs kafesi açılmadan, yaklaşık 5 santimetrelik küçük bir kesi üzerinden iki damarına başarılı bir şekilde bypass uygulandı. Geleneksel açık ameliyatlara kıyasla konforlu ve kısa süren operasyon sonrası hastanın iyileşme süreci beklenenden de hızlı ilerledi.

Bir Hafta İçinde Normal Yaşama Dönüş

Ameliyatın ardından kısa sürede ayağa kalkan ve sağlığına kavuşan Muhittin Altunbaş, normal sosyal yaşamına yaklaşık bir hafta içinde döndü. Süreç boyunca kendisini yalnız bırakmayan sağlık ekibine teşekkür eden Altunbaş, açık ameliyat fikrinin kendisini çok endişelendirdiğini ancak kapalı yöntem sayesinde bu korkuları geride bıraktığını ifade etti.

Operasyonu gerçekleştiren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökaslan, kalp ve damar hastalıklarında her hastanın durumunun çok yönlü ve kişiye özel ele alınması gerektiğini vurguladı. Doğru ve en uygun tedavi protokolü ile uzman hekimler tarafından yapılan detaylı tetkiklerin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.