Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, iklim krizinin ulusal sınırları aşan küresel bir güvenlik tehdidi çarpanına dönüştüğünü belirterek, geleceği umutla inşa eden bir iklim dili kullanılması gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Sıfır Atık'tan COP31'e: Türkiye'nin İklim Diploması panel programında yaptığı konuşmada, iklim krizinin sınır tanımayan doğasına dikkati çekti. İklim konusunun gelecek nesilleri doğrudan ilgilendiren uzun soluklu bir mesele olduğunu belirten Duran, küresel çapta yürütülen iklim diplomasisi faaliyetlerinin önemine değindi.

İletişim Başkanlığında düzenlenen etkinlikte, biyoçeşitlilik kaybı, çölleşme, su kaynakları ve küresel ısınma gibi devasa sorunların devletlerin ulusal imkanlarıyla çözülebilecek ölçeği çoktan aştığını ifade eden Duran, hükümetlerin politikalarının uluslararası müzakere ve iş birliği mekanizmalarıyla anlam kazanacağını kaydetti. Ayrıca dış politika ve ulusal güvenlik açısından iklim krizinin kritik bir rol oynadığını dile getirdi.

İklim Krizi ve Güvenlik Tehdidi Çarpanı

Ünlü Siyaset Bilimci Joseph Nye'ın iklim değişikliğini bir ekolojik krizden ziyade 'güvenlik tehdidi çarpanı' olarak tanımladığını hatırlatan Duran, sürecin küresel adalet ve hakkaniyetle doğrudan ilişkili bir yönetişim süreci olduğunu vurguladı. COP31 süreci öncesinde adil bir müzakere rejimine duyulan ihtiyacın altını çizen Duran, teknoloji transferi ve iklim finansmanı konularında gelişmiş ülkelerin daha büyük kapasite inşa etmesi gerektiğini belirtti.

Sonraki Gelişmeİklim Diplomasisi Uzun Soluklu Mesele

Farklı coğrafyalardaki çatışmaların çevre üzerindeki yıkıcı etkilerine de değinen Duran, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının yol açtığı karbon emisyonunun yüzlerce ülkenin yıllık salınımını aştığını ve bunun küresel iklim için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.

2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi

Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede bütüncül bir yaklaşım benimsediğini belirten Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın duyurduğu 2053 net sıfır emisyon hedefinin kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti. Enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir kaynakların yaygınlaştırılması ve sanayide karbon ayak izinin azaltılmasının öncelikli politikalar arasında yer aldığını aktardı. Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık hareketinin ise küresel bir norma dönüşerek Türkiye'ye özgün bir yumuşak güç kazandırdığını sözlerine ekledi.