Aynı bölgede hissedilen ağrılar farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Uzmanlar bel ve boyun ağrılarında doğru tanı ve girişimsel tedavi yöntemleri konusunda uyardı.

Aynı bölgede hissedilen ağrıların farklı nedenlerden kaynaklanabileceğine dikkat çeken uzmanlar, bel veya boyun ağrısının tek başına bir tanı olmadığını belirtiyor. Ağrının ne zaman başladığı, nereye yayıldığı, hangi hareketlerle arttığı ve eşlik eden yakınmalar birlikte değerlendiriliyor. Muayene bulguları ve gerektiğinde yapılan tetkikler doğrultusunda hastaya uygun fizik tedavi ve tedavi planı oluşturuluyor.

Uzun süren bel ve boyun ağrıları, günlük hareketleri kısıtlayarak çalışma yaşamını, uykuyu ve sosyal hayatı olumsuz etkileyebiliyor. Güven Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Tolga Türkmen, girişimsel ağrı tedavilerinin uygun hastalarda değerlendirilebilen yöntemler arasında yer aldığını belirterek, tedavi seçiminde ilk adımın ağrının kaynağının doğru belirlenmesi olduğunu söyledi.

Her ağrıya aynı yöntem uygulanmaz

Girişimsel ağrı tedavilerinin, ağrının oluştuğu veya iletildiği yapıları hedef alan uygulamalar olduğunu belirten Türkmen, "Bu yöntemler genellikle görüntüleme eşliğinde, iğne ya da özel elektrotlar aracılığıyla gerçekleştirilir. Özellikle bazı omurga eklemi kaynaklı ağrılarda ve sinir köklerinin etkilenmesine bağlı ağrılarda, uygun hastalar için gündeme gelebilir. Ancak her bel ve boyun ağrısı girişimsel tedavi gerektirmez" dedi.

İlaç tedavisi, egzersiz ve sağlık odaklı fizik tedavi yaklaşımlarının süreçteki önemine işaret eden Türkmen, girişimsel yöntemlerin de hastanın ihtiyaçlarına göre bu süreç içinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İşlem öncesi hastanın durumu detaylıca inceleniyor ve tıbbi teknoloji destekli tetkiklerle en doğru yol haritası çiziliyor.