UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Hattuşa’nın 40. yıl dönümünde paylaşılan arkeolojik kazı fotoğrafları, Hitit başkentinin tarihine ışık tutuyor.

Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınışının 40. yıl dönümünde paylaşılan arkeolojik kazılara ait tarihi fotoğraflarla geçmişin izlerini günümüze taşıyor.

Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Kazı Arşivi

Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Hattuşa Kazı Başkanlığı arşivlerinden derlenen fotoğraflar, binlerce yıllık bir uygarlığın izlerini gün yüzüne çıkaran bilimsel çalışmalara ve Anadolu’nun zengin kültürel mirasına ışık tutuyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınışının 40. yıl dönümünde paylaşılan arkeolojik kazılara ait tarihi fotoğraflar, Osmanlı dönemindeki kazı çalışması sırasında bulunan eserler ve kalıntılara ışık tutuyor.

Çorum’un Tarihi ve Kültürel Zenginliği

Çorum’un Boğazkale ilçesinde yer alan Hattuşa, MÖ 2. bin yılda Hitit İmparatorluğu’nun siyasi, idari ve dini merkezi olarak Anadolu tarihinin şekillenmesinde önemli rol oynadı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne 1986 yılında alınan antik kent; gelişmiş şehir planlaması, anıtsal surları, sarayları, tapınakları ve etkileyici taş işçiliğiyle dikkat çekiyor. 8 kilometreyi aşan surlarla çevrili kentteki Aslanlı Kapı ve Kral Kapısı, Hititlerin mimari ve sanatsal gücünü yansıtırken Aşağı Şehir’deki Büyük Tapınak, dönemin dinî yaşamına ilişkin önemli ipuçları sunuyor.

Çorum Valisi Ali Çalgan’dan Açıklama

Çorum Valisi Ali Çalgan, Hattuşa’nın yalnızca Anadolu’nun değil, insanlığın ortak medeniyet birikiminin de önemli bir parçası olduğunu belirterek, 'Hattuşa, binlerce yıl öncesinden günümüze ulaşan tarihi mirasıyla insanlığın ortak hafızasında müstesna bir yere sahiptir. Bu topraklarda kurulan Hitit uygarlığının devlet yönetimi, hukuk, mimari ve diplomasi alanlarında ortaya koyduğu birikim, Anadolu’nun dünya uygarlık tarihindeki önemini açıkça göstermektedir. Hattuşa kazılarına ait tarihi fotoğraflar ise geçmişin yalnızca görüntülerini değil, bu eşsiz mirasın ortaya çıkarılışını, bilim insanlarının emeğini ve tarihin kayıt altına alınma sürecini de gelecek kuşaklara aktarmaktadır' dedi.