Aşırı tuz tüketiminin tansiyon ve kalp sağlığının yanı sıra karaciğer ve böbrekler üzerinde de ciddi riskler oluşturduğu bildirildi.

Vücudun sıvı dengesini koruması ve normal işlevlerini sürdürülebilmesi için gerekli minerallerden biri olan tuz, gereğinden fazla tüketildiğinde sağlık üzerinde olumsuz etkilere neden olabiliyor. Yapılan çalışmalara göre tuzun sadece tansiyon, kalp-damar ile böbrek üzerinde değil karaciğer üzerinde de olumsuz etkileri bulunuyor. Medicana Ataköy Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Hasan Hacıosman, tuz tüketimi hakkında önemli uyarılarda bulundu.

Aşırı tuz tüketiminin özellikle hipertansiyon, kalp-damar, böbrek hastalıklarının yanında karaciğer açısından önemli riskler taşıdığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Hasan Hacıosman, günlük beslenmede farkında olmadan alınan tuz miktarının azaltılmasının kronik hastalıklardan korunmada kritik bir adım olduğunu belirtti.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yetişkinlerin günlük tuz tüketiminin 5 gramın altında tutulmasını önermektedir. Bu miktar, yemeklere eklenen tuzun yanı sıra ekmek, peynir, zeytin, şarküteri ürünleri ve hazır gıdalarla alınan tuzu da kapsamaktadır. Tuzun temel bileşenlerinden biri olan sodyum, vücudun sıvı dengesinin düzenlenmesinde rol oynamaktadır. Ancak aşırı sodyum alımı, vücutta sıvı tutulmasını ve kan basıncının yükselmesini kolaylaştırmaktadır.

Yağlı karaciğer hastalığı denildiğinde çoğunlukla fazla kilo ve obezitenin akıllara geldiğini söyleyen uzmanlar, normal vücut ağırlığına sahip kişilerde de aşırı tuz tüketimine bağlı olarak karaciğer metabolizmasının etkilenebileceğini vurguluyor. Uzmanlar, tuz tüketimini azaltmak için yemek masasında tuzluk bulundurmamak ve paketli gıdaları sınırlamak gibi önlemlerin alınmasını tavsiye ediyor.