Kastamonu'da Elif Özkan'ın Şüpheli Ölümünde Flaş Gelişme: "Cinayet Olabilir" Şüphesiyle Mezarın Açılması İstendi!

Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden üç çocuk annesi Elif Özkan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, Özkan ailesi adaletin tecellisi için hukuk mücadelesini bir üst seviyeye taşıdı. Daha önce "kendi canına kıydı" denilerek kapatılan (kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen) dosya, ailenin savcılığa sunduğu kan donduran iddialar ve şüphe uyandıran yeni delillerle yeniden gündeme geldi.

Sabah gazetesinden Nazrin Malikova’nın haberine göre; ailenin avukatı Müge Uluışık kanalıyla savcılığa sunulan yeni şikâyet dilekçesinde, olayın intihar değil cinayet olabileceğine dikkat çekilerek fethi kabir (mezarın açılması) ve yeniden otopsi yapılması talep edildi.

Boynundaki İz Halatla Uyuşmuyor mu? Mezarın Açılması İstendi

Ailenin başvurusundaki en kritik noktalardan birini olay yerindeki fiziksel bulgular oluşturdu. Dilekçede, Elif Özkan’ın boynundaki yaralanma izinin olay yerinde bulunan halat ile uyuşmadığı öne sürüldü.

Halat üzerinde tespit edilen dört adet kıl örneğinin ve olay yeri fotoğraflarında göze çarpan ek bağ/kablo benzeri materyallerin detaylı incelemeye tabi tutulmasını isteyen aile, ölüm nedeninin netleşmesi adına mezarın açılarak bağımsız ve kapsamlı bir otopsi yapılmasını ısrarla talep etti.

Gorsel

"Sıcak Temmuz Günü Kalın Kazak" ve "Kıyafetler Bahçede Yakıldı" İddiası

Soruşturmanın seyrini değiştirecek bir diğer iddia ise Özkan’ın olay günü giydiği kıyafetlerle ilgili oldu. 15 Temmuz gibi sıcak bir yaz gününde maktulün üzerinde kalın bir kazak bulunması ve bu giysilerin kendisine ait olmadığının belirtilmesi soru işaretlerine yol açtı. Hatta bazı tanıkların, sağlık ekipleri adrese ulaşmadan önce Özkan’a kıyafet giydirildiğini iddia ettiği aktarıldı.

Ailenin dilekçesindeki en vahim suçlama ise delillerin karartıldığı yönünde oldu. Olay günü maktulün üzerinde bulunan ve DNA/doku incelemesi yapılmayan kıyafetlerin kayınpeder Ş.Ö.’ye teslim edildiği; ardından eşi N.Ö. ve kayınpederi tarafından evin bahçesinde yakılarak yok edildiği ileri sürüldü. Aile, komşuların tanık olarak dinlenmesini ve bu sürecin aydınlatılmasını istedi.

Cenazedeki Gizemli Telefon Görüşmesi: "İşi Karıştırdı, Kabak Benim Başıma Patlayacak"

Dilekçeye giren bir diğer şok ayrıntı ise cenaze töreni sırasında yaşandığı öne sürülen bir telefon konuşması oldu. Cenazeye katılan S.K. isimli vatandaş, maktulün eşi N.Ö.’nün amcası B.Ö.’nün telefonla konuşurken; "Evde tartışma oldu. Kabak benim başıma patlayacak, Ş.Ö. işi karıştırdı" dediğini duyduğunu iddia etti.

Özkan ailesi, bu ifadenin ne anlama geldiğinin çözülmesi için S.K. ve B.Ö.’nün ifadelerine başvurulmasını, ayrıca olaya karışan isimlerin HTS (telefon trafik) kayıtlarının geriye dönük incelenmesini istedi.

Olay Gününün Dakika Dakika Zaman Çizelgesi Çıkarılacak

Ailenin avukatı Müge Uluışık, dosyaya uzman mütalaası ile birlikte yeni deliller sunduklarını belirterek, olayın gerçekleştiği günün kronolojik akışının dakika düzeyinde netleştirilmesini talep ettiklerini aktardı.

Bu kapsamda; 112 acil çağrı ses kayıtları, ambulans-hastane verileri, polis telsiz kayıtları, Plaka Tanıma Sistemi (PTS) görüntüleri ve bölgedeki güvenlik kameralarının tek tek incelenerek Özkan’ın son görüldüğü an ile sağlık ekiplerinin müdahale ettiği zaman arasındaki boşluğun doldurulması hedefleniyor.

Avukat Uluışık ve acılı aile, sundukları bu somut iddialar ışığında dosyanın yeniden açılarak Elif Özkan’ın şüpheli ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılmasını bekliyor.