Böbrek hastasına karbondioksit anjiyografi ile umut

İstanbul'da yaşayan ve aslen Kastamonulu olan 67 yaşındaki diyabet hastası Ergün Güneş, ayak parmağında yaklaşık 3-4 ay önce ortaya çıkan ve bir türlü iyileşmeyen yara sebebiyle yaşam kalitesinde ciddi düşüş yaşadı. Süreç içerisinde ortopedi ve dermatoloji gibi farklı branşlara başvuran Güneş, krem ve antibiyotik tedavileri uygulamasına rağmen şikayetlerinden kurtulamadı. Zamanla ağrısı şiddetlenen ve günlük yaşamını sürdüremez hale gelen hasta için uzmanlar kapsamlı bir tıbbi değerlendirme başlattı.
Böbrek Fonksiyonları Tedavi Planını Şekillendirdi
Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’ne başvuran Ergün Güneş’in yapılan detaylı tetkiklerinde bacak damarlarında ciddi tıkanıklık olduğu tespit edildi. Hastanın geçmişinde diyabete bağlı böbrek fonksiyon bozukluğu bulunması, uygulanacak tıbbi müdahale yönteminin titizlikle seçilmesini zorunlu kıldı. Uzman hekimler, böbrek sağlığını koruyacak özel bir klinik yaklaşım benimsedi.

Karbondioksit Anjiyografi ile Güvenli Çözüm
Vakanın detaylarını paylaşan Girişimsel Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gürkan Danışan, klasik anjiyografi işlemlerinde tercih edilen iyotlu kontrast maddenin bazı hassas hastalarda böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Güneş’in mevcut sağlık durumu göz önünde bulundurularak karbondioksit anjiyografi yönteminin seçildiğini belirten Doç. Dr. Danışan, bu yenilikçi teknik sayesinde iyotlu kontrast maddeye bağlı böbrek hasarı riskinin minimum seviyeye indirildiğini vurguladı.
Doç. Dr. Gürkan Danışan, hastanın tedavi sürecine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Hastamız bize ayak parmaklarında yara şikâyetiyle geldi. Diyabeti vardı ve yaptığımız değerlendirmede damarlarında tıkanıklık tespit ettik. Ancak diyabet, hastamızın böbrek fonksiyonlarını da etkilemişti. Yöntemde iyotlu kontrast madde yerine karbondioksit gazıyla damarların görüntülendiğini anlatan Danışan, uygun hastalarda bu tekniğin böbrek sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti."

"Uyutmayan Ağrılar Başlamıştı"
Yaşadığı zorlu süreci anlatan Ergün Güneş ise başlangıçta önemsemediği küçük yaranın zamanla hayatını zindan ettiğini belirtti. Güneş, "İstanbul doğumluyum, aslen Kastamonuluyum. Ayağımda 3-4 ay önce bir yara çıktı. Ortopedi ve dermatoloji gibi farklı bölümlere gittim. Başlangıçta ağrım yoktu, sadece küçük bir yara vardı ama iyileşmedi. Son 15-20 gündür sızlayan, uyutmayan ağrılar başladı. Bunun üzerine araştırdık ve Medipol’deki ilgili bölüme başvurduk. Yapılan incelemelerde damarlarımda tıkanıklık olduğu söylendi. Ağrılarım artınca beklemeden tedavi olmaya karar verdik" dedi.
Tıkalı Damar Açıldı, Kontroller Sürüyor
Uygulanan karbondioksit anjiyografi işleminin ardından tıkalı damarı başarıyla açılan Ergün Güneş’in tedavi ve medikal kontrolleri hastane ortamında yakından takip ediliyor. Uzmanlar, diyabet hastalarında uzun süreli iyileşmeyen ayak yaralarının arkasında damar tıkanıklığı olabileceği konusunda uyarıda bulunarak erken teşhis ve multidisipliner tedarik süreçlerinin hayati önem taşıdığını hatırlatıyor.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!