26. Dönem Milletvekili Murat Demir: "Kastamonu'nun kaybedecek zamanı yok"

26. Dönem AK Parti Kastamonu Milletvekili Murat Demir, Ogünhaber'de yayımlanan köşe yazısında Kastamonu'nun sanayi gücü ile şehirdeki yatırım imkanları arasındaki ilişkiyi ele aldı. Türkiye'nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren çok sayıda Kastamonulu sanayicinin bulunduğuna dikkat çeken Demir, bu birikimin Kastamonu'nun ekonomik gelişimine yeterince yansımadığını savundu.
İÇDAŞ Demir Çelik, Çolakoğlu Metalurji, Dalgakıran ve Yılmaz Redüktör gibi şirketleri örnek gösteren Demir, Kastamonulu iş insanlarının üretim, ihracat ve istihdam yoluyla Türkiye ekonomisine katkı sağladığını belirtti. Demir, yazısında temel soruyu şu sözlerle gündeme getirdi:
“Türkiye’nin dört bir yanında böylesine güçlü sanayicilere sahip olan Kastamonu, neden bu ekonomik güçten kendi coğrafyasında yeterince faydalanamıyor?”
İstanbul Sanayi Odası seçimlerinde Kastamonulu sanayiciler
Murat Demir, İstanbul Sanayi Odası seçimlerinin Kastamonulu iş insanlarının sanayi dünyasındaki konumunu göstermesi bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Dalgakıran'ın sahibi Adnan Dalgakıran ile Yılmaz Redüktör'ün sahibi Ender Yılmaz'ın seçim sürecinde karşı karşıya gelmesine değinen Demir, iki ismin de Türk sanayisine katkılarının önemli olduğunu belirtti.
Demir, bu konudaki değerlendirmesinde, “Gönül isterdi ki böylesine değerli iki hemşerimiz ortak bir anlayış içerisinde hareket edebilsin. Ancak sonuç ne olursa olsun, her iki iş insanımızın da Türk sanayisine kazandırdığı değer tartışılmazdır” ifadelerini kullandı.
İstanbul Sanayi Odası bünyesindeki meslek komitelerinde, komite başkanlıklarında ve meclis üyeliklerinde görev alan Kastamonulu sanayicilerin bulunduğuna da işaret eden Demir, bu gücün Kastamonu'nun kalkınması için değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Demir, bu bölümde temel sorunun sanayicilerin varlığı değil, onların birikimini ortak bir hedef doğrultusunda buluşturmak olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kastamonu'nun sanayicisi güçlüdür. Eksik olan, bu gücü ortak bir kalkınma hedefi etrafında buluşturabilmektir.”
Sanayici var, sermaye var; yatırım neden yok?
Milletvekilliği döneminde Kastamonu'ya yeni sanayi yatırımları kazandırılması için birçok iş insanıyla görüştüğünü belirten Demir, yeni fabrikaların kurulması ve gençlere istihdam imkanları oluşturulması konularını gündeme taşıdığını aktardı.
Ancak yatırım görüşmelerinde nitelikli iş gücüne erişim, kalifiye personel eksikliği, ulaşım maliyetleri ve lojistik altyapı gibi sorunlarla karşılaşıldığını ifade etti. Sanayi kuruluşlarının mevcut tedarik merkezlerine uzaklığının da yatırım kararlarında etkili olduğunu kaydetti.
Demir, sanayicilerin yatırım kararı verirken yalnızca arsa fiyatına bakmadığını; ürünlerin limanlara ulaşım süresi, konteyner ve navlun bedelleri, enerji giderleri, personel temini ve uluslararası pazarlara erişim imkanlarını da hesapladığını belirtti.
Yatırım çağrılarının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Demir, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
“Sanayiciye yalnızca ‘Gel Kastamonu'ya yatırım yap’ demek yetmez. Sanayicinin yatırım yapabileceği ekonomik şartları da hazırlamak gerekir.”
İnebolu Limanı için kapasite ve altyapı önerisi
Murat Demir'in yazısında öne çıkan başlıklardan biri İnebolu Limanı oldu. Milletvekilliği döneminde limanın büyütülmesi, modernize edilmesi ve uluslararası ticarete daha güçlü şekilde açılması gerektiğini savunduğunu belirten Demir, bu düşüncesini bugün de koruduğunu ifade etti.
İnebolu Limanı'nın doğru yatırımlarla Batı Karadeniz'in önemli lojistik merkezlerinden biri olabileceğini belirten Demir, limanın kapasitesinin artırılması ve konteyner taşımacılığına uygun altyapının oluşturulması gerektiğini kaydetti.
Demir'in önerileri arasında Karadeniz'deki uluslararası konteyner hatlarına bağlanabilecek bir ara liman modelinin değerlendirilmesi, Ro-Ro taşımacılığı için gerekli altyapının kurulması ve İnebolu-Kastamonu kara yolu bağlantısının güçlendirilmesi de yer aldı. Uzun vadede demir yolu bağlantısının gündemde tutulması gerektiğini belirten Demir, limanın yalnızca büyütülmesinin yeterli olmayacağını vurguladı.
Demir, liman ile üretim merkezleri, kara yolları, lojistik tesisler ve uluslararası ticaret ağları arasında güçlü bağlantılar kurulması gerektiğine dikkat çekti.
Akdeniz'in ürünleri İnebolu üzerinden Karadeniz'e taşınabilir mi?
Demir, Akdeniz Bölgesi'nde üretilen tarım ürünlerinin İnebolu üzerinden Karadeniz ülkelerine ulaştırılması ihtimalini de gündeme getirdi.
Antalya, Mersin ve Adana çevresindeki üretim merkezlerinden çıkan narenciye, yaş sebze ve meyvelerin Rusya, Ukrayna, Gürcistan ve diğer Karadeniz pazarlarına ulaştırılmasında alternatif lojistik güzergahların oluşturulabileceğini ifade etti.
İnebolu Limanı'nın bu ticarette rol üstlenebilmesi için kara yolu bağlantılarının, soğuk zincir altyapısının ve düzenli deniz taşımacılığı hatlarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Demir, bu seçeneğin ekonomik açıdan ayrıntılı biçimde incelenmesini önerdi.
Mesafe, transit süre, navlun bedeli ve toplam taşıma maliyetlerinin analiz edilmesi gerektiğini kaydeden Demir, önerinin araştırılmadan bir kenara bırakılmasını doğru bulmadığını ifade etti.
Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası ekonomik fırsatlara dikkat çekti
Köşe yazısında Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona ermesi temennisini de dile getiren Demir, savaşın ardından bölgede kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecinin yaşanabileceğini belirtti.
Özellikle Ukrayna'nın yeniden inşasında demir çelik, çimento, iş makineleri, enerji ekipmanları ve altyapı sistemleri gibi alanlarda ihtiyaç oluşabileceğini kaydeden Demir, Türkiye'nin sanayi altyapısının bu süreçte fırsatlarla karşılaşabileceğini ifade etti.
Rusya ile ticari ilişkilerin geleceğinin ise savaş sonrası siyasi şartlara, yaptırımlara ve uluslararası düzenlemelere bağlı olacağını belirtti.
Kastamonu'nun bu olası ekonomik gelişmelerde nasıl bir rol üstlenebileceğini sorgulayan Demir, hazırlıkların bugünden yapılması gerektiğini vurguladı.
“Dünya yeniden şekillenirken Kastamonu seyirci kalmamalıdır” diyen Demir, İnebolu Limanı'nın modernizasyonu, kara yolu bağlantılarının güçlendirilmesi ve lojistik depolama alanlarının oluşturulmasının şehrin gelecekteki ticari konumuna katkı sağlayabileceğini savundu.
Siyasetin görevi yalnızca sorunları dinlemek değil, proje üretmek.
Demir, milletvekilliği döneminde İnebolu Limanı'nın geliştirilmesi, Kastamonu-İnebolu yolunun önemi, Karadeniz sahil ulaşımının güçlendirilmesi ve sanayi yatırımlarının artırılması konularında çalışmalar yürüttüğünü belirtti.
Ancak söz konusu stratejik projelerin arzu edilen ölçüde ilerlemediğini düşündüğünü ifade eden Demir, özellikle Kastamonu'nun sahil ilçelerinin ekonomik ve lojistik potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini kaydetti.
Bu değerlendirmesinin kişisel bir tartışma amacı taşımadığını belirten Demir, geçmişte ve bugün görev yapan siyasi temsilcilerle yerel yöneticilerin, ticaret ve sanayi kuruluşlarıyla birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Demir, “Çünkü Kastamonu'nun kalkınması, günlük siyasi tartışmaların çok üzerinde bir meseledir” sözleriyle ortak sorumluluk vurgusu yaptı.
Kastamonu Sanayi ve Lojistik Kalkınma Platformu önerisi
Kastamonulu sanayiciler ile memleket arasındaki bağların güçlendirilmesi gerektiğini savunan Demir, milletvekilleri, belediye başkanları, valilik, üniversite, ticaret ve sanayi odaları ile iş insanlarını bir araya getirecek kalıcı bir iş birliği mekanizması kurulmasını önerdi.
Bu kapsamda “Kastamonu Sanayi ve Lojistik Kalkınma Platformu” kurulmasını gündeme getiren Demir, platformun yalnızca toplantılar yapan ve temenniler dile getiren bir yapı olmaması gerektiğini vurguladı.
Demir'e göre platform; somut projeler üretmeli, yatırım alanlarını belirlemeli, İnebolu Limanı için fizibilite çalışmalarını takip etmeli, organize sanayi bölgelerinin ihtiyaçlarını tespit etmeli ve nitelikli iş gücü yetiştirilmesine yönelik programlar geliştirmeli.
Kastamonulu sanayicilerin bilgi birikiminden, uluslararası bağlantılarından ve tecrübelerinden yararlanılması gerektiğini belirten Demir, her iş insanının Kastamonu'da fabrika kurmasının gerçekçi olmayabileceğini ancak farklı alanlarda katkı sunabileceğini ifade etti.
Demir, bu yaklaşımını şu sözlerle anlattı:
“Ancak her sanayicimizin Kastamonu'ya kazandırabileceği bir bilgi, yatırım bağlantısı, istihdam fırsatı veya proje mutlaka olabilir.”
“Kastamonu'nun kaybedecek zamanı yok”
Yazısının son bölümünde Kastamonu'nun sanayici yetiştirememek gibi bir sorunu olmadığını belirten Demir, asıl meselenin mevcut ekonomik potansiyelin şehrin kalkınmasına yeterince yansıtılamaması olduğunu ifade etti ve "Kastamonu'nun kaybedecek zamanı yok" diye ekledi.
Dünya ticaretinin değiştiğini, üretim merkezlerinin yeniden şekillendiğini ve lojistik koridorlarının önem kazandığını belirten Demir; İnebolu Limanı, Kastamonu-İnebolu yolu, Karadeniz sahil ulaşımı, sanayi yatırımları, mesleki eğitim ve nitelikli iş gücü konularının birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti.
Demir, yazısında Kastamonu'nun sahip olduğu imkanların somut projelere ve yatırımlara dönüştürülmesi çağrısı yaptı.
Köşe yazısını şu sözlerle tamamladı:
“Unutmayalım: Kastamonu'nun yetiştirdiği sanayiciler Türkiye'yi büyütüyor. Artık bu büyük gücün Kastamonu'yu da daha fazla büyütmesinin zamanı gelmiştir.”
💬 Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Giriş Yap / Üye OlHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!